Adı Nereden Geliyor

Yıllarca toprağın altında kalan elmasın işlenmesi ile birlikte elde edilen ışıltılı taş ne zaman ki mücevher sanayiinde kullanılmaya başlandı pırlantanın sereveni o zaman başladı. Farklı, özgün ve özel bir taş olan pırlanta en fazla arzu edilen mücevheri olarak kabul gördü ve görmeye devam ediyor.

Tarihçesi

Pırlantanın adı Yunanca “fethedilemez” anlamına gelen “adamas” kelimesinden gelir. İngilizce karşılığı “diamond” dur. Tarihten günümüze kadar aşkı simgeleyen bir taş olması nedeniyle kadın-erkek ilişkilerinin vazgeçilmez unsurlarından birisi olmuştur. Toprağın altında milyonlarca yıl kalan elmasın işlendikten sonra özel olarak yontulup, kesilmesi ile elde edilen pırlanta manevi olduğu kadar maddi açıdan da çok değerli bir taştır. Pırlantanın tarihte ilk ortaya çıkışı M.Ö. 500’lü yıllara kadar eskiye dayanır. İlk defa Hindistan’da bir nehir kenarında bulunan ve çok parlak olan taşa insanlar “Tanrının gözyaşı” adını verdiler ve bu taşı kutsal saydılar. Avrupalıların bu taşla tanışması ise Büyük İskender sayesinde olmuştur. O dönemlerde taşın kutsallığı düşüncesine bir de şifalı olduğu düşüncesi eklendi. Elmas, Macar kraliçesinin tacında kullanılması ile gücün ve statünün simgesi olmaya başlar. Bu dönemden itibaren statünün ve gücün simgesi haline gelen elmasın elmasla kesilerek pırlanta olarak mücevherlerde kullanılması ile birlikte çok değerli bir taş olan elmas artık mücevher sanayiinin vazgeçilmezi oldu.